DURSUN ZAMAN

by

“En son Giden’e…..” Dağınıktı tüm dünya. Sesler karışıktı, insanlar koşuşturmaca içindeydi. Kimileri anlamsızca bağırıyordu, kimileri ise çaresizce ağlamaktaydı. Büyük bir yangın vardı, kaçış ondandı. Can derdine düşmüştü insanlar. Kimi kendisi için kimi de… Okumaya devam et

SON ÖZGÜRLÜK ÇAĞI

by

Terle örtülmüş işçinin emeğinin karşılığı. Akşamları eve giden baba Sabahları henüz gün ağarmadan Okula giden çocuklarına sevgi toplayıp Getirememiş yorgunluğundan. Dikenli tellerle örülmüş düşüncemizin ufku Kan revan içinde bileklerimiz. Avcumuzda kuru bir ekmek,… Okumaya devam et

UMUDU BEKLERKEN – 3

by

“…en kıymetlim’e…” Evimizin olduğu sokağın yokuşunu tırmanırken kapının önünde birilerini gördüm. Dört kişi vardı. Ayaktakiler aile büyüklerimizden iki kişi ve kuzenimdi. Konuşmadan sessizce duruyorlardı. O ise oturuyordu. Ben eve yaklaşırken diğer üçü içeri… Okumaya devam et

UMUDU BEKLERKEN – 2

by

“…en kıymetlim’e…”   Telefonun çalmasıyla gözlerimi açtım. Bu geceki nöbetimde telefonun beni uyutmayacağını artık anlamıştım. Arayanın acilden ya da yoğun bakımdan olmamasını umarak kaldırdım ahizeyi. Umduğum gibi olmamıştı. Arayan yoğun bakımdı ve bir… Okumaya devam et

UMUDU BEKLERKEN

by

“…en kıymetlim’e…” Gözlerimi açtığımda hastanedeydim. Bir banka uzanmış uyuyakalmıştım. Hastane koridorlarının senelerdir değişmeyen, muhtemelen senelerce de değişmeyecek olan kokusunu yine hissettim. Bir yanda 112 koştur koştur hasta getiriyor, diğer yanda hasta yakınları feryat… Okumaya devam et

Kimin İçin

by

Ne ara eskidi yüzümüz? Bu hayaller O gülüşmeler bizim değil miydi? Yazılmamış mektuplarımı kederlerime mi postaladım ben? Ben cumartesileri yağmurlu havada Şemsiyemi kimin için açtım? Kimin için meydan okudum çamura Ve Bornovaya? Kimin… Okumaya devam et

Islak Kravat

by

Gezerken Istanbulun asfalt yanığı sokaklarında, Portakal kokulu çiçekler ararken, Tüm hürriyet kavgalarını ve Halk ayaklanmalarını şiire eşlerken Seyrine dalmak, uyanmamak.. Fakat sonbahar gelmiş, ağlıyor musun? Artık uzayan gecelerde Sen de tek kişilik çoğulluğunla… Okumaya devam et

Geceyi Dağıtan Uzaklıklar

by

Haydi canladırın rüyaları! Canlandır evladım masayı, geceleri, bu şehri. Yorgo! Buz getir masaya Masaya kırık Türkçeni getir Yorgo. Eteklerindeki taşları getirsin ötekisi Berideki yoksulluğunu koysun masaya. Benden size bir güzellik; En sinkaflı küfürler… Okumaya devam et

Yağmur Yola Yağıyor/Sen Bunu Bilmiyorsun

by

Ben sana aşığım Sen bunu bilmiyorsun. Bilmiyorsun yağmurda nasıl yürünür Toprak nasıl tatlıdır Seni severken Eve giderken akşamları.. Eve gitmek Seni sevmektir; Nedendir Bilmiyorsun. Ben sana aşığım Ve sen bunu bilmiyorsun. Karanlık geceler… Okumaya devam et

O Gitti, İsmail Gemiyi Bekledi

by

Ellerimin arasından akıp gitti Ellerimin arasından Öyle ustaca sıyrılıp gitti ki Sanmadım ellerimde Elleri yahut kokusu vardı. Yalnızca midemin hemen üzerinde bir boşluk Yalnızca caddelerde Uygun adımda sallanan yumruklarım O giderken yerinde sayan… Okumaya devam et