Durulmuş Bir Nehrin Uğultusu

Serserilerin dişlerini söktük fakat

Geçmedi hoyrat gençliğin acı hatıraları

Koştuk, uykusuz kaldık, yenildik birçok kez.

Birçok kez uçurumlardan döndük seninle

Yurttan kaçış öyküleri, çözülmemiş geometri soruları

Ve yaşamak sancısı

Sallanıp durdu

Aklımın evren boşluğundaki enginliğinde

Tüm yaban öpüşlerde.

Sarp dağlardan geçmek gibiymiş

Yazdıklarını yaşamak.

Bilemedim.

Bilemedim nereye gitti gökteki yıldız

Dizdeki yara, Saros , Dolores.

Ve bilmekle mükellef kılındım;

Tütüne dair tüm zararları, neden?

Çocuk zamanı korkularım,

Vişne ağacı gölgesi, ilk aşkın heyecanı.

Tutun ve hırpalayın beni.

Beni siyah yarasaların olduğu akşamlara vurun

Bağırsın kavaktaki karga

Sallansın dedemin köstekli saati elinde

Bahçelere dadansın mahallenin piçleri

Değirmencinin kızı görünsün uzaktan

Gelmesin bizim sokağa

Geçmesin gece

Kuyuya düşsün çocuk

Kurtarmasın Kadriye.

Koştuk, uykusuz kaldık, yenildik birçok kez.

Birçok kez uçurumlardan döndük seninle.

Güzel kokulu bir kadına sarılmak hayali

Kaldı artık kuyunun dibinde.

Fakat üzülme.

Yaşamak deyip geçmek

Yaşamaktır bu denizde.