Devrim Bulvarı

Sis yürüdü şehre doğru iki gün önce

İki gün önce güneş büyüdü başka bir şehirde

Üç yıl önce bir tutsaklık

İki yıl önce bir hasretlik hikayesi başladı

Yine

Başka başka şehirlerde.

Bense

Yürüyordum tüm bu hikayeler arasında

İnsanlara dokunarak, içlenerek onlardan ayrı

Onların yaşanmamışlıklarına.

Yürüyordum sisin içinde

Güneşi avuçluyordum saçlarımın seyrekliğinde

Tutsaklığın ve hasretliğin öcünü almak için

Yemin ederek her gece.

Uykusuzluklarım olurdu otogar sabahlarında

Geçerdim isli sokakların arkalarından

Yamalı ayakkaplarıyla soğuktaki çocuklara şekerler dağıtarak.

Ve tüm bunlara iç çekişlerimi ekleyerek

Ve tüm bunları bir zafer nişanesi sayarak

Geçirirdim öksürüklü kış gecelerini.

Zorlu bir kış geçirirdim

Onunki gibi nefti

Acıkırdım, susardım, suskunluklar büyüterek

Bilmem kaç kere hasta olurdum belki.

Belki onu terkederdim sırf bulabilmek adına

Sonra sokaklarda arardım,

Gülüm aile çay bahçesinde.

Ey gülüm bu şehrin neresinde?

İki gün önce sis yürüdü şehre.

O şehri terketti iki gün önce.

Tutsaklık hikayesi biterken

Hasretlik hikayesi devam etti.

Defterimde kaldı yurttan kaçış öyküleri.

Özgürlüğün tadı.

Devrim bulvarı.