Gülüm Aile Çay Bahçesi

Gölgesine razı fesleğen olamadığımız günlerdi. Yağmurlu, soğuk, İzmir dönüşü kaygı ve heyecanların içimizdeki ovada rüzgarla savrulduğu günler. Gençlik ağrısını yaşadığımız kısa günlerdi. Gülüm aile çay bahçesinin sahibi İbrahim abiden haberimiz yoktu daha. Gelecekte yazamayacağımız mısralardan da.

Sonra hatrımdan çıktı o gece. Sonra bu plastik çiçekli masalar da çıktı hatrımdan. Yüzyıllık binalar, yalnızlıklar, eski hırslar ve şiirler. “Kaza eseri doğdu tesadüfen yaşadı, kaza eseri ölmeye razı değil” diyen şiirler. Hepsi ve her şey.

Şimdi bu sokakta ve önüme çıkan her sokakta seni, onu, kendimi, eski günleri arıyorum. Bir merhaba diyorum. Belki anlamazsın diye 8 farklı dilde merhaba, hello, hej ve devamı ardısıra. Umut ölümlerin en uzunu buralarda. Ben sadece bunu bilmeni istiyorum.