Çehov’dan Kalanlarla

image

“Ölü bir kısrağı kırbaçlamak”
İşte tüm savaşlarının sebebi,
İşte ellerim,
İşte benim kara gözümün diyeti.

Seni ben yağmurlu sabahlara açılan
Soğuk odalı evlerde sevdim
Seni sessiz devrimlerle, yılgınlığımla.

Yine Kars hayallerimiz gerçekleşmedi bu kış.
Bu kış tüm bu yenilgilerimiz
Vurulan her zincir, devrilen her heykel
Aşkı ve özgürlüğü harlamak için
Harlamak için tüm ruhsal devinimlerini
Harmanlamak için kederlerimizi.

Bu Istanbul şehri bizi
En çok baharlarda mahvetti
Biz de ayrıldık evkafta olmayan memuriyetimizden
Biz de baharlarda unuttuk eve giderken
Ruhumuzu mazgallar başında.
Ve aslında herşeyin başında
Önce özlem sonra veda
Daha az kahkaha.

Sen ey bizi Istanbul şehri
Sen ey evsizlerin sessizliği
Sen ey bir ama adamın sesi
Sen ey kodamanların fahişesi
Şimdi çırpın ve kurtar beni.

Giderken
Tüm kederlerinin sesini bize bırak
Ki leyli adamlar
En çok kederleri severken
Seni hatırlasın.

Gök bu şehirde hep gri
Gök bu şehirde hatırlamıyor kederlerimizi
Beynim 3 gün aynı tencerede beklemiş gibi sanki
Bir spagetti.

Beynim
Saman yüklü bir kağnı
Hatırlamıyor geçmiş kahırlarımızı
Ruhuma kederler üfleniyor
Taşralı cahil bir kadı
Taşralı temiz bir kadını…
Hangi devirdeyiz ulan?
Ruhuma neden kederler,
Ruhuma neden taşralı seviler,
Kaybedişler.

Sen git.
Hayatım film şeridi gibi geçiyor bir yerlerden
Selim, tutunamayanlar ve tutunmak istemeyenler.
Yüzbaşı, 3. yıldız ve işsizliğim.
Benim için fazla güçlü senin ellerin.

.