Ceket

645_1Sen üşüme.
Mevsim kış olsun;
Ama sen üşüme.
Beyazdan olsun dağlar,
Donsun tün sokak lambaları sarmadığı için bir şairin tasvirleri.
Sen üşüme.
Ben geçerim önüne
Hava kaçıran pencerenin.
Ceketimi giyinmem sana veririm.
Sen üşüme.
Ürperirsen diye ufak da olsa
Ne çok korkarım ben sahiden.
Ya titrerse ellerin,
Soğuk tutarsa?
Sıcak olmuş her iklim neylerim?
Yeter ki solmasın rengi gözlerinin.
Buhar olmasın nefesin.
Ben ıslanırım hayallerinin yerine
Sen üşüme.
Kötü bir haber olursa söyle,
Ben alırım senin yerine.
Senin gücün düşer, kanın çekilir.
Düşünme sen bunları.
Sen düşünme;
Şimdi ne olacak, endişesi ile.
Görüyorum ki,
İnsanlar korkmaz olmuş kaybetmekten.
Karşı çıkmak yerine yancısı olmuşlar düzenin.
Bir başka yaşanır olmuş aşklar, sevdalar.
Yine de kimse yapmazsa istediğini.
Ben sarılırım sana.
Sen üşüme.
Kış bitti.
Ama bilirsin kış üşütmez sadece.
Bir gün olur da
Don tutarsa tüm dünya,
Yalnızlıktan,
Olmamaktan ya da olamamaktan…
Kayıplardan ya da kaybolmaktan…
Çözülemezse dünyanın elleri,
Savaşlardan,
Ve soykırımlardan,
Ve barışın binlerce ışık yılı uzak oluşundan,
Ve bereketsizliğinden günlerin…
Ve olmayışımdan…
Ve ikimiz kalsak,
Sadece ama sadece bir bardak çayın kaldığı bir dünyada.
Ağzımı açmamaya razıyım.
Sen iç.
İç ki,
Üşüme.