CESARET İÇİN TUZ RUHU

Mustafa Fırat’a

Eldiven fırlatmanın tüm krallara
Manasını bilmeyenler anlamasınlar bizi,
Anlamasınlar şiirlerimizi.
Yaşamanın bir deli işi olduğunu bilmeyenler
Onca sıkıntıya ve bunca düşünceye dayanabileceğini sananlar
Uslarının
Arkasından gidenler,
Huzurun hayalini kuranlar ve
Huzura bu dünyada, iman edenler…
-Ne kaybedersin ki sen- anlamasınlar seni.

Hepsini boşver ölelim abi.
Hem nihayetinde
”Çekilmez akılda bu kadar sancı”
Ve ” Bütün çizgilerde bir çizgisizlik.”
Doğru olmak ihtimali yok
Bir biçimde ölmek ihtimali..Yakın.
Hem zaten dayak yiyoruz biteviye
Hem zaten alıştık biber gazı aromalı,
Yanık çığlıklı, bol öksürüklü ağlamalara
Hem zaten güvenemiyoruz artık üniformalılara.

En ucuzuna kadar
En afillisine kadar
İşte dibine kadar
Ölmek ihtimali abi.

Susalım,susalım,susalım,susalım,susalım.
Ruhumuz bizden sıkılsın da
Terk-i rüyya ile ölelim.
Olamadık hiç bir terkediş
Şimdi gitmek benzeri bişeyler olalım.
Bişeyler olalım abi ölmeden önce
Ölmeden önce bişeyler olalım.
Hem ölüm ensemizde
Ölüm; dudakalarımızın arasından boğazımıza giden
Yaka yaka, erite erite midemize dolan
Kokusuyla bile bizi korkutan ve bayıltan
Doktorların solumaktan kaçınınız telkininde bulunduğu ama
Bizim utanmadan Kafamıza diktiğimiz bi kaç yudum..
Evet bi kaç yudum tuz ruhunda abi.
Ölüm ensemizde.