PAPATYA

image

Sahi küçücük olmuştuk biz.
Sen çığlık atardın sokaklarda deliler gibi
Bense uzaktan bakardım sana deli der gibi.

Bir oyundu hayat o zamanlar tabii.
Saklambaçtan ibaretti ve biz en küçükleriydik bu oyunun,
En çok dışlananları,herşeyi…gene bizdik.
Sabahları kaybolduk diye bize kızanlar vardı,bilirdim.
Geceleri kaybolduğumuzda adımızı söylemekten korkarlardı.
Saklandığımız yerde sahte bir sevinçle beklerdik saatlerce,hatırlasana.
Aranmadığımızı bilir, o küçük ufkumuzda arandığımızın hayalini kurardık.
Sigara içtik,öksürdük ve papatya vardı sahi.

Büyümeye başladığımı anlamıştım ben, seni bilmem.
Büyümeye başladığımı senin güzelliğini farkettiğimde anlamıştım.
Sen, dudaklarında belli belirsiz bi ruj ile karşıma geldiğinde
Ve artık senden utandığımda, büyümeye başlamıştım ben.

Kelimeler biz büyüdükçe soyunmaya başlıyordu sanki.
Gizli olan hiç birşey kalmıyordu hayallerden başka.
Senin için saklıyordum hayallerimi nefes nefese,
Koşarak sana getiriyordum herşeyimi, elimdeki kağıtlara gizleyerek.
En yobaz kelimeleri seçiyordum, kimse anlamasın diye seni sevdiğimi.
Kara bir çarşafa sokmuştum tüm eski kelimeleri mektuplarla beraber.
En karanlık sokaklarda dolaşıyordum, hayallerim okunmasın diye gözlerimden.
Bir sigara dumanına hapsetmiştim tüm bakışlarımı,
Sigaradan ve dumandan hazzetmediğin kadar
Istanbul’dan ve sisten hazzettiğin için.

Tüm çıplak kelimeleri idam ettim şiirin sonunda birer birer,
Çığlıklarına aldırış etmeden ayırdım onları harf harf.
Attım her birini bir köşeye buluşamasınlar diye bir daha.
Kendime kızmadım,sen de kızma canilik değildi yaptığım.
Gizemli olmalı çünkü benim seni anlatan kelimelerim,
Benim kelimelerim eğer senden bahsediyorsa
Senin sahiplendiğin kelimeler eğer aşkı anlatıyorsa
Senin gibi olmalı…biraz utangaç.
Papatya gibi olmalı…ışıklar kapanınca korkak.

Küçücüktük biz sahi,
Büyüdük sonra yanyana.
Işıkları beraber kapattık gözlerimiz gibi
Papatya vardı…Sahi.